“spoiling” in Turkish
Definition
Bir şeyi eskisinden daha kötü hale getirmek; örneğin, yiyeceği bozmak, bir sürprizi ifşa etmek veya çocuğu fazla ödüllendirerek şımartmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yiyecekler için ('süt bozuluyor'), sürprizler için ('sürprizi bozma') ve çocuklar için ('çocuğu şımartmak') kullanılır. Çocuklarda aşırı ilgiyle kötü alışkanlık kazandırmaya işaret eder.
Examples
The fruit is spoiling because it was left in the sun.
Meyve güneşte bırakıldığı için **bozuluyor**.
You are spoiling your dinner by eating too many snacks.
Çok fazla atıştırmalık yiyerek akşam yemeğini **bozuyorsun**.
They are spoiling their child with expensive gifts.
Çocuklarını pahalı hediyelerle **şımarıtıyorlar**.
The milk started spoiling after just one day out of the fridge.
Süt sadece bir gün buzdolabı dışında kalınca **bozulmaya** başladı.
Stop spoiling the ending! I haven't seen the movie yet.
Sonunu **bozma**! Filmi henüz izlemedim.
Some parents worry about spoiling their kids if they say 'yes' too often.
Bazı ebeveynler sık sık 'evet' derlerse çocuklarını **şımarıtacaklarından** endişe eder.