splinter” in Turkish

kıymıkufak parçaayrılan grup

Definition

Genellikle tahta, cam veya metalden kopmuş ince ve sivri parça. Ayrıca, büyük bir gruptan ayrılan küçük grup için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tahtadan elde edilen kıymıklar için kullanılır. "Splinter group" ifadesiyle siyasi veya sosyal ayrılma anlatılır. Fiil olarak günlük Türkçede yaygın değildir.

Examples

I have a splinter in my finger.

Parmağımda bir **kıymık** var.

She removed the splinter with tweezers.

O, **kıymık**ı cımbızla çıkardı.

Be careful, the wood might give you a splinter.

Dikkat et, ahşap sana **kıymık** batırabilir.

He didn't notice the splinter until it started to hurt.

O, canı acımaya başlayana kadar **kıymık**ı fark etmedi.

The group broke apart and formed a splinter faction.

Grup dağıldı ve bir **ayrılan grup** oluştu.

I hate when a tiny splinter gets stuck and you can't see it.

Küçük bir **kıymık** batınca ve göremeyince nefret ediyorum.