“splint” in Turkish
Definition
Atel, özellikle kırık bir kemiğin iyileşmesine yardımcı olmak için yaralı bir vücut bölümünü sabitlemekte kullanılan sert bir destektir. Ayrıca, destek veya el işlerinde kullanılan ince tahta veya metal şerit anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Atel’ genellikle geçici olarak kullanılır ve ‘alçı’dan farklıdır. ‘Atel takmak’, ‘atele almak’ gibi ifadeler yaygındır. El sanatlarında ise ‘ince şerit’ anlamında geçebilir.
Examples
The doctor put a splint on his broken arm.
Doktor, kırık koluna **atel** taktı.
You need to keep the splint on for two weeks.
**Ateli** iki hafta boyunca takılı tutmalısın.
The nurse made a splint using two sticks and some cloth.
Hemşire, iki çubuk ve biraz bezle bir **atel** yaptı.
He wore a splint under his sleeve so no one noticed his injury.
Kimse yaralanmasını fark etmeyecek şekilde, kolunun altında **atel** takılıydı.
After the accident, they had to improvise a splint with whatever was available.
Kaza sonrası eldeki malzemelerle bir **atel** uydurmak zorunda kaldılar.
Some traditional crafts use a wooden splint to weave baskets.
Bazı geleneksel el işlerinde sepet örmek için tahta **şeritler** kullanılır.