“splendid” in Turkish
Definition
Çok iyi, etkileyici veya göz alıcı güzellikte olan; kalitesi yüksek bir şeyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada biraz resmi ya da eski moda duyulabilir; 'manzarası muhteşem', 'harika bir fikir' gibi kalıplarla sıkça kullanılır. 'Good' ve 'great'ten daha etkili ve zariftir.
Examples
We had a splendid dinner at their house.
Onların evinde **muhteşem** bir akşam yemeği yedik.
The hotel has a splendid view of the sea.
Otelin denize **muhteşem** bir manzarası var.
"Splendid," he said, "that's exactly what we needed."
"**Muhteşem**," dedi, "tam olarak ihtiyacımız olan şey bu."
She did a splendid job on the project.
Projede **muhteşem** bir iş çıkardı.
That sounds splendid—let's book it for Saturday.
Bu **muhteşem** kulağa geliyor—cumartesiye ayırtalım.
We spent the afternoon walking through the splendid old gardens.
Öğleden sonrayı **görkemli** eski bahçelerde dolaşarak geçirdik.