splatter” in Turkish

sıçratmaksıçrama

Definition

Sıvı veya küçük parçacıkların yüzeye rastgele dağılması ve genellikle etrafı kirletmesidir. Ayrıca bu şekilde oluşan leke veya iz anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle boya, yağ, çamur, kan gibi sıvılar için kullanılır. 'Splatter movie' çok kanlı filmler anlamındadır. Zarif veya temiz şeyler için kullanılmaz.

Examples

Be careful! The oil will splatter if the pan is too hot.

Dikkat et! Tava çok sıcak olursa yağ **sıçrar**.

I got caught in a huge mud splatter while biking.

Bisiklet sürerken büyük bir çamur **sıçramasına** yakalandım.

Don't splatter paint on the floor.

Boya yere **sıçratma**.

The rain began to splatter on the window.

Yağmur camda **sıçramaya** başladı.

There is a splatter of ketchup on your shirt.

Gömleğinde ketçap **sıçraması** var.

'Splatter' movies are too gory for me—I can't watch them.

'**Sıçrama**' filmleri benim için fazlasıyla kanlı—izleyemem.