“spill” in Turkish
Definition
Bir şeyi (özellikle sıvı ya da küçük şeyleri) kazara kabın dışına dökmek ya da yaymak. Ayrıca, resmi olmayan bir şekilde bilgiyi ya da sırları açığa vurmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kazayla bir şeyi dökerken kullanılır: 'spill water/coffee'. 'spill on the shirt/table' gibi kullanımlar da yaygındır. 'spill the beans' bir sırrı açıklamak demektir. 'pour' bilinçliyken, 'spill' çoğu zaman kazara olur.
Examples
I spilled water on my shirt.
Gömleğime suyu **döktüm**.
Be careful not to spill the milk.
Sütü **dökme** diye dikkat et.
The bag spilled rice all over the floor.
Çantadan pirinç bütün yere **saçıldı**.
Come on, spill it — what happened after the date?
Hadi, **söyle** — randevudan sonra ne oldu?
She finally spilled the beans about the surprise party.
Sonunda sürpriz partiyle ilgili **her şeyi açıkladı**.
Oops, I spilled coffee all over your laptop.
Vay canına, dizüstüne kahveyi **döktüm**.