“spawn” in Turkish
Definition
Özellikle balık ve amfibiler için yumurta bırakmak; ayrıca yeni bir şeyin ortaya çıkmasını sağlamak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Biyolojide daha resmi, gündelik hayatta ise yeni bir şey ortaya çıkarmak anlamı yaygın. Oyunlarda ise karakter ya da eşyanın belirmesi anlamındadır.
Examples
The frog laid its spawn in the pond.
Kurbağa gölete **yumurtalarını bıraktı**.
Salmon spawn in freshwater rivers every year.
Somon balıkları her yıl tatlı su nehirlerinde **yumurtlar**.
New technologies can spawn many jobs.
Yeni teknolojiler birçok iş **ortaya çıkarabilir**.
The video game character will spawn at this location after you die.
Video oyun karakteri öldükten sonra bu konumda **belirecek**.
That movie really spawned a whole new genre of films.
O film gerçekten yepyeni bir film türü **ortaya çıkardı**.
The rumors quickly spawned gossip throughout the office.
Söylentiler hızla ofis boyunca **dedikoduya yol açtı**.