soften” in Turkish

yumuşatmak

Definition

Bir şeyi daha yumuşak veya nazik hale getirmek; fiziksel olarak ya da davranış veya dilde.

Usage Notes (Turkish)

'Yumuşatmak' fiziksel veya mecazi olarak kullanılabilir; 'yumuşatıcı ton', 'yumuşatmak eleştiri' gibi.

Examples

Heat the butter to soften it before baking.

Tereyağını fırınlamadan önce **yumuşatmak** için ısıtın.

The teacher spoke gently to soften her message.

Öğretmen mesajını **yumuşatmak** için nazikçe konuştu.

Water will soften dry soil.

Su, kuru toprağı **yumuşatır**.

He tried to soften the bad news with a joke.

Kötü haberi **yumuşatmak** için bir şaka yaptı.

Can you soften your tone a little?

Tonunu biraz **yumuşatabilir** misin?

If you add cream, it will soften the flavor of the soup.

Krema eklersen, çorbanın tadı **yumuşar**.