“slob” in Turkish
Definition
Çok dağınık, bakımsız veya pis, özellikle görünüşü ya da alışkanlıklarıyla böyle olan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve doğrudan söylenirse hakaret gibi algılanabilir. 'a complete slob' ya da 'such a slob' şeklinde sık kullanılır. 'Slobber' (salya akıtmak) ile karıştırılmamalı. Evde veya rahat ortamlarda duyulabilir.
Examples
My brother is a slob; his room is always messy.
Kardeşim tam bir **pasaklı**; odası her zaman dağınık.
Don't be a slob—clean up your dishes.
**Pasaklı** olma—bulaşıklarını temizle.
She called him a slob because he never vacuums.
Kadın ona **pasaklı** dedi çünkü asla süpürge yapmaz.
You’re such a slob—how do you live like this?
Sen tam bir **pasaklısın**—böyle nasıl yaşıyorsun?
I was a total slob in college, but now I keep my place clean.
Üniversitede tam bir **pasaklıydım**, ama şimdi evimi temiz tutuyorum.
Don’t worry, I’m not always a slob—I clean up when company’s coming.
Merak etme, her zaman **pasaklı** değilim—misafir gelince temizlik yaparım.