shouting” in Turkish

bağırma

Definition

Kızgınlık, heyecan veya uzaktan duyulmak için çok yüksek sesle konuşma veya bağırma işidir.

Usage Notes (Turkish)

'bağırma' tartışmalarda olumsuz olabilir, ama spor ya da kutlama gibi durumlarda nötr/olumlu olabilir. 'hear shouting', 'start shouting', 'shouting match' gibi ifadelerde sık geçer. 'Screaming' ise daha güçlü bir tepkidir.

Examples

No need for shouting—I'm right here.

**Bağırmana** gerek yok—ben buradayım.

The meeting turned into a shouting match in less than five minutes.

Toplantı, beş dakika içinde bir **bağırma** savaşına dönüştü.

There was a lot of shouting during the game.

Maç sırasında çok fazla **bağırma** vardı.

The teacher stopped the students from shouting.

Öğretmen, öğrencilerin **bağırmasını** engelledi.

I heard shouting outside the house.

Evin dışında **bağırma** duydum.

I could hear my neighbors shouting through the wall again.

Yine duvardan komşularımın **bağırmasını** duydum.