“shell” in Turkish
Definition
Bir şeyin, örneğin yumurta, fındık veya deniz canlısının sert dış kısmıdır. Ayrıca bir nesnenin dış kasası anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'seashell' deniz kabuğu, 'egg shell' yumurta kabuğu için kullanılır. Nesnelerde 'outer shell', 'protective shell' şeklinde geçer. 'Skin', yani canlı ve yumuşak deriyle karıştırmayın.
Examples
Under his tough shell, he's actually a very kind person.
Zor görünen **kabuk**unun altında aslında çok nazik biri.
The turtle has a hard shell.
Kaplumbağanın **kabuk**u serttir.
I found a beautiful shell on the beach.
Sahilde güzel bir **deniz kabuğu** buldum.
Be careful not to break the egg shell.
Yumurta **kabuk**unu kırmamaya dikkat et.
The phone still works, but the shell is cracked.
Telefon hâlâ çalışıyor ama **kabuk**u çatlamış.
Once the nuts are out of the shell, store them in a dry jar.
Fındıkları **kabuk**tan çıkardıktan sonra kuru kavanoza koyun.