“settling” in Turkish
Definition
Sabit ve durgun bir hale gelme süreci; bir yere yerleşmek, bir şeyin dibe çökmesi veya bir konuda anlaşmaya varmak anlamına gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
'settling down', 'settling the matter' gibi ifadelerde sık kullanılır. Bilimsel ve yasal ortamlarda daha resmidir. Kimi zaman 'tozun çökmesi' gibi fiziki işlemleri de tanımlar.
Examples
The settling of dust took a few minutes after the wind stopped.
Rüzgar dindikten sonra tozun **çökelmesi** birkaç dakika sürdü.
We talked about the settling of the argument.
Tartışmanın **çözümü** hakkında konuştuk.
The family is settling into their new home.
Aile, yeni evlerine **yerleşiyor**.
After months of travel, she's finally settling down in one city.
Aylarca süren yolculuktan sonra, sonunda bir şehirde **yerleşiyor**.
There was a long period of settling before the muddy water became clear.
Çamurlu su berraklaşmadan önce uzun bir **çökelme** süresi geçti.
They reached a settling of all the old debts at last.
Sonunda tüm eski borçların **çözüme** kavuşturulması sağlandı.