screeching” in Korean

끼익거리는날카로운 소리의

Definition

Çok yüksek, tiz ve rahatsız edici bir ses çıkaran ya da bu özelliğe sahip olan. Genellikle fren, tekerlek veya bazı hayvanların sesi için kullanılır.

Usage Notes (Korean)

'screeching halt' ifadesi, ani ve hızlı bir durmayı belirtir. İnsan sesinden çok metal, araba veya hayvan sesi için yoğun şekilde kullanılır.

Examples

An owl was screeching in the trees outside.

Dışarıdaki ağaçların arasında bir baykuş **cıyaklayan** bir ses çıkarıyordu.

That screeching noise is really annoying.

Şu **cıyaklayan** ses gerçekten çok sinir bozucu.

Negotiations came to a screeching halt when the scandal broke.

Skandal patlak verince görüşmeler **cıyaklayan** bir şekilde sona erdi.

The subway's screeching brakes echoed through the underground tunnel.

Metro treninin **cıyaklayan** frenleri yeraltı tünelinde yankılandı.

She kept screeching at the kids to come inside before dark.

Çocuklara hava kararmadan eve gelsinler diye sürekli **cıyaklayan** bir şekilde bağırıyordu.

The car came to a screeching halt at the red light.

Araba kırmızı ışıkta **cıyaklayan** bir şekilde durdu.