“scapegoat” in Turkish
Definition
Günah keçisi; başkalarının hatalarını veya problemlerini üzerine atılan ve haksız yere suçlanan kişi demektir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve gayri resmî ortamlarda, genellikle iş, okul veya siyasette kullanılır. Birey ya da grup için geçerli olabilir. 'Victim'dan farklı olarak, bilinçli olarak suçu başkasına yıkmayı ifade eder.
Examples
I refuse to be the scapegoat for everyone else's mistakes this time.
Bu sefer başkalarının hataları için **günah keçisi** olmayı reddediyorum.
The manager needed a scapegoat for the failed project.
Yönetici, başarısız proje için bir **günah keçisi** arıyordu.
She became the scapegoat for her team's mistakes.
O, ekibinin hataları için **günah keçisi** oldu.
He felt like a scapegoat when everyone blamed him.
Herkes onu suçlayınca kendini **günah keçisi** gibi hissetti.
Politicians sometimes choose a scapegoat to distract from bigger issues.
Siyasetçiler bazen daha büyük sorunlardan dikkatleri dağıtmak için bir **günah keçisi** seçerler.
Whenever something goes wrong, they look for a scapegoat instead of fixing the problem.
Bir şeyler ters gittikçe, sorunu çözmek yerine bir **günah keçisi** arıyorlar.