“scandalous” in Turkish
Definition
Toplumda büyük öfke, şok veya tepki yaratan, ahlaka aykırı veya çok kötü olarak görülen bir şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haberlerde veya resmi konuşmalarda, ciddi ahlaksızlık veya büyük yanlışlıklarda kullanılır. Küçük hatalar için kullanılmaz.
Examples
The politician's scandalous actions shocked the country.
Siyasetçinin **skandal** hareketleri ülkeyi şoke etti.
It is scandalous to treat people so unfairly.
İnsanlara bu kadar adaletsiz davranmak **rezilce**.
The story was so scandalous that everyone talked about it.
Hikaye o kadar **skandal**dı ki herkes ondan bahsetti.
Can you believe that scandalous rumor about the actor?
Oyuncu hakkındaki o **skandal** söylentiye inanabiliyor musun?
Their scandalous behavior at the party made news headlines.
Partideki **skandal** davranışları manşetlere çıktı.
It's scandalous how much money they wasted on that project.
O projeye bu kadar çok para harcamaları gerçekten **skandal**.