“saved” in Turkish
Definition
Bir şeyi kaybolmaktan, boşa harcanmaktan veya zarar görmekten korumak; ya da birini/bir şeyi tehlikeden kurtarmak. Ayrıca bilgisayara dosya kaydetmek gibi ileride kullanmak için bilgiyi saklamak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'saved', para, belge, hayat veya zaman için kullanılabilir. Sıkça görülen ifadeler: 'saved by the bell' (son anda kurtulmak), 'saved a file' (dosya kaydetmek), 'saved up money' (para biriktirmek). 'Save' fiilinin geçmiş zamanıdır ve hem korumak hem kurtarmak anlamına gelebilir.
Examples
The file was saved on my computer.
Dosya bilgisayarıma **kaydedildi**.
He was saved from drowning by the lifeguard.
Can kurtaran onu boğulmaktan **kurtardı**.
She saved enough money to buy a bike.
Bisiklet almak için yeterli parayı **biriktirdi**.
We finally saved up enough for our vacation.
Sonunda tatilimiz için yeterince para **biriktirdik**.
You should've saved your work before closing the program.
Programı kapatmadan önce çalışmanı **kaydetmeliydin**.
That last-minute goal saved the team from losing the match.
O son dakikada atılan gol takımı mağlubiyetten **kurtardı**.