“sabotaged” in Turkish
Definition
Bir şeyi bilerek bozmak veya zarar vermek, böylece onun çalışmamasını ya da başarısız olmasını sağlamak. Genellikle bir planı veya süreci engellemek için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz durumlarda, 'plan', 'proje', 'ekipman' ile beraber kullanılır. 'Sabotaged' resmi bir ifadedir ve kasıtlı, gizli zarar verme anlamı taşır.
Examples
The team’s chances were sabotaged by the sudden injury of their star player.
Takımın şansı yıldız oyuncularının ani sakatlığıyla **sabote edildi**.
The machine was sabotaged during the night.
Makine gece boyunca **sabote edildi**.
Someone sabotaged the plan to build the new school.
Birisi yeni okulun yapılma planını **sabote etti**.
My project was sabotaged by a competitor.
Projem rakip tarafından **sabote edildi**.
They fixed the votes by secretly sabotaging the election process.
Oyları hileyle değiştirdiler, seçim sürecini gizlice **sabote ederek**.
He claimed his work was sabotaged by jealous coworkers.
İşinin kıskanç iş arkadaşları tarafından **sabote edildiğini** iddia etti.