“rupture” in Turkish
Definition
Bir şeyin, özellikle bir nesne veya vücut parçasının aniden yırtılması veya kopmasıdır. Aynı zamanda bir ilişki veya anlaşmada önemli bir kopmayı da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tıbbi ve teknik alanlarda kullanılır ('apandisit yırtılması', 'boru patlaması' gibi). Gündelik konuşmada yaygın değildir. Ciddi ilişki kopukluğu için de kullanılabilir.
Examples
The pipe had a rupture and water flooded the floor.
Boruda **yırtılma** oldu ve su zemini bastı.
A sudden rupture in the dam caused a flood.
Barajda ani bir **kopma** nedeniyle sel oldu.
He suffered an abdominal rupture during the accident.
Kazadan sonra karın bölgesinde **yırtılma** yaşadı.
Their friendship survived many arguments, but not the final rupture.
Dostlukları birçok kavgadan sağ çıktı ama son **kopma**ya dayanamamıştı.
Years of tension finally led to a complete rupture between the two countries.
Yıllarca süren gerginlik sonunda iki ülke arasında tam bir **kopma**ya yol açtı.
The surgeon repaired the rupture quickly to avoid complications.
Cerrah, komplikasyon olmaması için **yırtılma**yı hemen onardı.