“run” in Turkish
Definition
Ayaklarla yürümekten daha hızlı hareket etmek. Ayrıca makineleri çalıştırmak, işleri yönetmek veya sıvıların akışını anlatmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok yaygın bir fiildir. 'run a business' işletmeyi yönetmek, 'run out of' tamamen bitmek, 'in the long run' ise uzun vadede demektir. 'I need to run' hızlıca ayrılmak anlamında kullanılır. 'jog' ile karıştırmayın; 'jog' tempolu yürüyüş anlamındadır.
Examples
She runs every morning in the park.
O her sabah parkta **koşar**.
The machine runs smoothly without any problems.
Makine hiçbir sorun olmadan **çalışıyor**.
He runs a small shop near the station.
O, istasyonun yakınında küçük bir dükkan **işletiyor**.
We’ve run out of sugar; can you buy some?
Şekerimiz **bitti**; biraz alır mısın?
Sorry, I need to run; I’m late for my appointment.
Üzgünüm, **gitmem gerek**; randevuma geç kaldım.
In the long run, exercising will keep you healthy.
Uzun **vadede**, egzersiz yapmak sağlıklı kalmanı sağlar.