ruckus” in Turkish

gürültüyaygarakarmaşa

Definition

Bir grup insanın yarattığı veya beklenmedik bir olaydan dolayı çıkan yüksek sesli kargaşa veya karışıklık.

Usage Notes (Turkish)

'Gürültü' ve 'yaygara' günlük ve samimi ortamda kullanılır. Resmi yazışmalarda tercih edilmez. 'Büyük bir gürültü koparmak' gibi deyimlere denk gelir. 'İsyan' kadar ciddi değildir.

Examples

You don't want to cause a ruckus just because you didn't get your way.

Sadece istediğin olmadı diye bir **yaygara** koparmana gerek yok.

There was a ruckus in the hallway when the students came out of class.

Öğrenciler sınıftan çıkınca koridorda büyük bir **gürültü** oldu.

Mom told us not to make a ruckus while she was on the phone.

Annem telefondayken **gürültü** yapmamamızı söyledi.

The party next door caused a big ruckus last night.

Yan dairedeki parti dün gece büyük bir **gürültü** çıkardı.

Someone must've started a ruckus at the store—there are police cars outside.

Birisi mağazada **karmaşa** çıkarmış olmalı—dışarıda polis arabaları var.

The kids made such a ruckus that the neighbors complained.

Çocuklar öyle bir **yaygara** kopardı ki komşular şikayet etti.