rotating” in Turkish

dönendönüşümlü

Definition

Bir merkezin etrafında dönen, ya da bir grupta görevlerin/kişilerin düzenli olarak değiştiği durum.

Usage Notes (Turkish)

Hem dönen eşyalar ('rotating chair') hem de sırayla yapılan işler ('rotating schedule') için kullanılır. Fiil olarak kullanılmaz.

Examples

We have a rotating responsibility for bringing snacks to the meeting.

Toplantıya atıştırmalık getirme işi **dönüşümlü** olarak sırayla yapılır.

Try rotating your phone to get a better view of the video.

Videoyu daha iyi görmek için telefonunu **çevir**.

The Earth is always rotating on its axis.

Dünya her zaman kendi ekseni etrafında **dönüyor**.

The rotating fan keeps the room cool.

**Dönen** vantilatör odayı serin tutuyor.

She works on a rotating schedule each week.

O, her hafta **dönüşümlü** bir programda çalışıyor.

Our team uses a rotating leader so everyone gets a chance to guide.

Takımımızda herkesin liderlik yapabilmesi için **dönüşümlü** lider kullanıyoruz.