“ringer” in Turkish
Definition
'Ringer', gizlice bir başkasının yerine yarışmaya katılan (genellikle avantaj sağlamak için) kişi ya da telefonun zil sesi anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Kişi anlamı resmî değildir ve genelde spor, yarışma ortamlarında kullanılır. Telefonun zil sesi için de kullanılır. 'Dead ringer' tam benzeri demektir.
Examples
The phone’s ringer is too loud.
Telefonun **zili** çok yüksek.
The team brought in a ringer to help them win the match.
Takım maçı kazanmak için bir **yeldiven oyuncu** getirdi.
Please turn off the ringer before the meeting starts.
Toplantı başlamadan önce lütfen **zil**i kapatın.
He’s a real ringer—nobody else in the league can play like that.
O gerçekten bir **yeldiven oyuncu**—ligde onun gibi oynayan yok.
Sorry, I didn’t hear you—I had my ringer turned off.
Üzgünüm, duymadım—**zil**im kapalıydı.
They hired a ringer for the trivia night, and everyone was suspicious.
Trivia gecesi için bir **yeldiven oyuncu** tuttular ve herkes şüphelendi.