“revive” in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini tekrar hayata ya da eski gücüne döndürmek; azalmış veya sona ermiş bir şeyi tekrar etkin veya popüler hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ya da tarafsız bir kelime. 'Bir geleneği canlandırmak', 'birini hayata döndürmek', 'ekonomiyi canlandırmak' gibi bağlamlarda kullanılır. Sadece 'uyandırmak' anlamında kullanılmaz.
Examples
They want to revive an old festival in the village.
Köyde eski bir festivali **canlandırmak** istiyorlar.
The doctors tried to revive the patient after he fainted.
Doktorlar bayılan hastayı **yeniden hayata döndürmeye** çalıştı.
Fresh air helped to revive her when she felt dizzy.
Temiz hava, başı döndüğünde onu **canlandırdı**.
That song really revived memories from my childhood.
O şarkı gerçekten çocukluğumdan anıları **canlandırdı**.
A cup of coffee in the afternoon can revive your energy.
Öğleden sonra içilen bir fincan kahve enerjinizi **canlandırabilir**.
There's a movement to revive interest in traditional crafts.
Geleneksel el sanatlarına ilgiyi **canlandırmak** için bir hareket var.