“retained” in Turkish
Definition
Bir şey değişiklikten sonra ya da başkaları kaybettikten sonra hâlâ elde tutulan veya korunan bir durumu ifade eder. Genellikle bilinçli olarak tutulur.
Usage Notes (Turkish)
'Retained', genellikle iş, hukuk veya akademik bağlamda kullanılır ('retained earnings' gibi). Bilinçli olarak tutulmuş anlamına gelir, rastlantısal değildir ve 'hatırlamak' ile aynı değildir.
Examples
The company retained its top employees during the crisis.
Şirket, kriz sırasında üst düzey çalışanlarını **korudu**.
Water is retained in a sponge.
Sünger suyu **tutar**.
She retained all her receipts for tax purposes.
Vergi amaçları için tüm makbuzlarını **sakladı**.
He retained his accent even after years abroad.
Yıllarca yurt dışında yaşamasına rağmen aksanını **korudu**.
Certain foods can cause salt to be retained in the body.
Bazı yiyecekler vücutta tuzun **tutulmasına** neden olabilir.
The original features were retained in the renovation.
Yenilemede orijinal özellikler **korundu**.