restrain” in Turkish

zapt etmekengellemek

Definition

Bir şeyi ya da birini durdurmak, kontrol etmek veya sınırlamak; özellikle hareketi ya da güçlü duyguları engellemek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi; 'kendini zapt et' ya da 'birini zapt etmek' gibi kullanılır. Fiziksel veya duygusal olarak tutmak anlamındadır; 'restrict'ten farklı olup daha çok engelliyici anlam taşır. Hukuk, polis veya sağlık ortamlarında sık kullanılır.

Examples

Please restrain your anger during the meeting.

Lütfen toplantı sırasında öfkenizi **zapt edin**.

He tried to restrain the dog from running into the street.

Köpeği sokağa koşmaktan **engellemeye** çalıştı.

Doctors had to restrain the patient for his safety.

Doktorlar, hastanın güvenliği için onu **zapt etmek** zorunda kaldı.

You need to restrain yourself from spending too much online.

Çok fazla çevrimiçi harcama yapmaktan kendini **tutmalısın**.

It takes effort to restrain a laugh in a serious situation.

Ciddi bir ortamda gülmeyi **zapt etmek** çaba ister.

The police had to restrain the crowd during the protest.

Polis protesto sırasında kalabalığı **zapt etmek** zorunda kaldı.