“resisting” in Turkish
Definition
Bir şeyi kabul etmemek, izin vermemek veya etkilenmemek için bilinçli bir şekilde karşı koymak. Güce, baskıya ya da cazibeye karşı durmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel hem duygusal anlamlarda kullanılır: 'resisting arrest' (tutuklamaya direnmek), 'resisting temptation' (dayanmak). Sıklıkla isim veya ortaçlarla birlikte görülür.
Examples
The protesters are resisting the new law.
Protestocular yeni kanuna **direniyor**.
She kept resisting help from her friends.
O, arkadaşlarının yardımına sürekli **karşı koydu**.
I’ve been resisting buying a new phone, but it’s getting harder.
Yeni bir telefon almaya **direniyorum**, ama giderek zorlaşıyor.
He got in trouble for resisting arrest.
O, **tutuklamaya direnmekten** başı belaya girdi.
She’s good at resisting peer pressure when making decisions.
Karar verirken akran baskısına **iyi direniyor**.
He is resisting the urge to eat sweets.
Tatlı yeme isteğine **karşı koyuyor**.