“repercussions” in Turkish
Definition
Bir eylemin genellikle olumsuz ve dolaylı sonuçları veya etkileri.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çoğul ve resmi bir bağlamda kullanılır. Olumsuz ve dolaylı etkiler için uygundur ('serious repercussions', 'legal repercussions'). Hemen veya doğrudan sonuçları anlatmak için kullanılmaz.
Examples
His actions had unexpected repercussions.
Onun davranışlarının beklenmeyen **sonuçları** oldu.
They never considered the possible repercussions of their decision.
Aldıkları kararın olası **sonuçlarını** hiç düşünmediler.
Making that joke at work might have some awkward repercussions.
İş yerinde o şakayı yapmak bazı garip **sonuçlara** neden olabilir.
Nobody wants to deal with the repercussions if things go wrong.
Bir şeyler ters giderse kimse **sonuçlarla** uğraşmak istemez.
Breaking the rules can have serious repercussions.
Kuralları çiğnemek ciddi **sonuçlara** yol açabilir.
The company faced financial repercussions after the mistake.
Şirket, hatadan sonra mali **sonuçlarla** karşılaştı.