“remaining” in Turkish
Definition
Bir kısmı kullanıldıktan veya alındıktan sonra hala kalan şey veya miktar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimden önce gelir, örn. 'the remaining time', 'the remaining money'. Günlük konuşmada daha çok 'kalan' veya 'geri kalan' denir. Fiil olarak kullanılmaz.
Examples
The remaining students stayed in the classroom.
**Kalan** öğrenciler sınıfta kaldı.
Please finish the remaining work before lunch.
Lütfen öğle yemeğinden önce **kalan** işi bitirin.
I've paid most of the bill, so the remaining amount shouldn't be much.
Faturanın çoğunu ödedim, bu yüzden **kalan** miktar fazla olmamalı.
We ate half the cake and saved the remaining piece for later.
Pastanın yarısını yedik, **kalan** parçayı ise sonra yemek için sakladık.
We can deal with the remaining issues tomorrow if you're tired.
Yorgunsan, **kalan** sorunlarla yarın ilgilenebiliriz.
After everyone left, I cleaned up the remaining dishes in the sink.
Herkes gittikten sonra lavabodaki **kalan** tabakları yıkadım.