releasing” in Turkish

serbest bırakmakyayımlamaksalmak

Definition

Bir şeyi veya birini serbest bırakmak ya da bir bilgi, ürün ya da haberi herkese sunmak. Gaz veya duygular gibi maddelerin salınması anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem resmi hem de günlük dilde yaygındır. Müzik, film ya da ürün piyasaya sürmede ('releasing a new album'), bilgi açıklamada veya birini-fiziksel olarak serbest bırakmada kullanılır.

Examples

The company is releasing a new phone this month.

Şirket bu ay yeni bir telefonu **piyasaya sürüyor**.

She is releasing the bird from its cage.

O, kuştan kafesini **serbest bırakıyor**.

The factory is releasing smoke into the air.

Fabrika havaya duman **salıyor**.

They're finally releasing the results of the study next week.

Sonunda önümüzdeki hafta çalışmanın sonuçlarını **açıklıyorlar**.

He's not good at releasing his emotions and often keeps everything inside.

**Duygularını** serbest bırakmakta iyi değil ve genelde her şeyi içinde tutuyor.

After releasing the movie, the director gave several interviews.

Filmi **yayınladıktan** sonra yönetmen birkaç röportaj verdi.