“recognised” in Turkish
Definition
Daha önce bilinen biri ya da bir şey olarak tanınmak veya başarı ya da statü için resmi olarak kabul edilmek anlamına gelir. Hem insanlar hem de nesneler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda kullanılır: 'tanınmış uzman', 'tanınmış diploma'. Hem daha önce görüp tanımak hem de resmi makamlarca onaylanmak anlamındadır.
Examples
She was recognised by her old teacher in the supermarket.
Süpermarkette eski öğretmeni onu **tanıdı**.
Only doctors with recognised qualifications can work here.
Burada sadece **tanınmış** niteliklere sahip doktorlar çalışabilir.
His face was vaguely recognised from somewhere, but I couldn't place it.
Yüzü bir yerden **tanıdık** geliyordu ama çıkaramadım.
This diploma is recognised by all major universities.
Bu diploma, tüm büyük üniversiteler tarafından **tanınmış**tır.
His efforts were finally recognised by the community.
Çabaları sonunda toplum tarafından **kabul edildi**.
I barely recognised him—he looks so different now!
Onu neredeyse **tanıyamadım**—artık çok farklı görünüyor!