reckoning” in Turkish

hesaphesaplaşmamuhasebe (mecazi)

Definition

Bir şeyi hesaplama, değerlendirme veya özellikle sonuçlarla karşılaşma zamanını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Kelimeler 'hesaplaşma günü' veya 'bana göre' gibi hem hesaplama anlamında hem de mecazi yargı/sonuçlar için kullanılır. Günlük konuşmadan çok belirli kalıplarda ve daha resmî dille kullanılır.

Examples

By my reckoning, we should arrive by noon.

Benim **hesabıma** göre, öğlene kadar varmalıyız.

His reckoning was wrong, and he lost the bet.

Onun **hesabı** yanlıştı, bu yüzden bahsi kaybetti.

There will be a reckoning for those mistakes.

Bu hatalar için bir **hesaplaşma** olacak.

Many people fear the reckoning that comes after years of bad decisions.

Pek çok kişi, yıllar süren yanlış kararların ardından gelen **hesaplaşma**dan korkar.

The truth will come out on the day of reckoning.

Gerçek, **hesaplaşma gününde** ortaya çıkacaktır.

After the scandal, a political reckoning was inevitable.

Skandaldan sonra siyasi bir **hesaplaşma** kaçınılmazdı.