queue” in Turkish

kuyruk

Definition

Bir şey bekleyen insanlar ya da nesnelerin oluşturduğu sıra veya diziye denir. Ayrıca sıraya girmek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

İngiliz İngilizcesinde 'queue', Amerikan İngilizcesinde ise 'line' daha sık kullanılır. Hem isim hem fiil olarak geçer. Sık kullanılan ifadeler: 'queue up', 'in the queue', 'jump the queue'.

Examples

Please wait in the queue for your turn.

Lütfen sıranız için **kuyruk**ta bekleyin.

There is a long queue outside the cinema.

Sinemanın dışında uzun bir **kuyruk** var.

They had to queue for an hour to buy tickets.

Bilet almak için bir saat **kuyrukta** beklemek zorunda kaldılar.

People don't like it when others jump the queue.

Başkaları **kuyruğu** atlarsa insanlar hoşlanmaz.

The website crashed because too many people were in the queue.

Çok fazla kişi **kuyrukta** olduğu için site çöktü.

Whenever there's free food, a queue forms right away.

Bedava yemek olduğunda hemen bir **kuyruk** oluşur.