pushed” in Turkish

ittibastırdı

Definition

‘Push’ın geçmiş zamanıdır; bir şeyi itmek, bir düğmeye basmak ya da birini bir şey yapmaya zorlamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel hem mecaz anlamda kullanılır; 'push the door', 'push the button', veya birini bir şey yapmaya zorlamak gibi ('push someone to do something'). 'Pushed it' sınırları zorlamak anlamında da kullanılabilir.

Examples

He pushed the door open.

O kapıyı **itti** ve açtı.

She pushed the red button.

Kırmızı düğmeye **bastı**.

My coach pushed me to practice more.

Antrenörüm daha fazla çalışmam için beni **zorladı**.

We pushed our luck and stayed out too late.

Şansımızı **zorladık** ve çok geçe kadar dışarıda kaldık.

I think we pushed it a bit with that joke.

Bence o şakayla biraz **abarttık**.

She pushed for a quick decision before lunch.

Öğle yemeğinden önce hızlı bir karar için **baskı yaptı**.