“punishing” in Turkish
Definition
Bir işin, deneyimin veya koşulun çok zor, yorucu ya da yıpratıcı olduğunu ifade eder. Cezalandırmayla ilgili anlamı da olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'punishing schedule', 'punishing workout' gibi isimlerin önünde kullanılır. Mecazi anlamda yorucu veya zorlayıcıyı ifade eder, doğrudan ceza ile ilgili değildir.
Examples
The team faced a punishing schedule during the tournament.
Takım, turnuva boyunca **ağır** bir programla karşı karşıya kaldı.
She completed a punishing workout at the gym.
O, spor salonunda **ağır** bir antrenmanı tamamladı.
Working those punishing night shifts really drained her energy.
O **ağır** gece vardiyalarında çalışmak enerjisini gerçekten tüketti.
This training regime is absolutely punishing, but the results are worth it.
Bu antrenman programı tam anlamıyla **ağır**, ama sonuçları buna değer.
A punishing winter made life difficult for the villagers.
**Ağır** bir kış köylülerin hayatını zorlaştırdı.
After that punishing hike, my legs were shaking.
O **ağır** yürüyüşten sonra bacaklarım titredi.