“pulse” in Turkish
Definition
Nabız, kalbin kan pompalamasından kaynaklanan vücutta hissedilen düzenli atıştır. Ayrıca kısa süreli enerji, ışık, ses veya elektrik sinyali anlamına da gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük kullanımda 'nabız' genellikle bilek veya boyunda hissedilen kalp atışı olarak kullanılır. Teknikte 'darbe', kısa sinyal veya enerji patlaması anlamındadır. 'Nabız', kalp atışının kendisi değil; elde edilen ölçümdür.
Examples
The nurse checked my pulse before the test.
Hemşire, testten önce benim **nabız**ımı kontrol etti.
His pulse was slow but steady.
Onun **nabız**ı yavaştı ama düzenliydi.
I could feel my pulse racing after I ran up the stairs.
Merdivenleri çıktıktan sonra **nabız**ımın hızlandığını hissettim.
The doctor said my pulse was a little high because I was nervous.
Doktor, heyecanlandığım için **nabız**ımın biraz yüksek olduğunu söyledi.
The machine sends a pulse of light every second.
Makine her saniye bir **darbe** ışık gönderiyor.
You can see the city’s pulse in the streets at night.
Gece şehrin **nabız**ı sokaklarda hissedilir.