“prying” in Turkish
Definition
Başkalarının özel hayatı veya sırları hakkında fazlasıyla meraklı olup bunları öğrenmeye çalışan (genellikle olumsuz).
Usage Notes (Turkish)
Günlük, sıradan merak değil; başkalarının özel alanına gereksiz müdahale için kullanılır. 'prying eyes', 'prying questions', 'prying into' gibi birleşik kullanımlarda sık görülür.
Examples
Stop being so prying with my personal life.
Özel hayatımla bu kadar **meraklı** olmayı bırak.
She finds his prying questions very annoying.
Onun **meraklı** sorularını çok sinir bozucu buluyor.
There were too many prying eyes at the party.
Partide çok fazla **meraklı** göz vardı.
I hate prying into other people's business, but sometimes I can't help it.
Başka insanların işine **karışmayı** sevmem, ama bazen kendimi tutamıyorum.
His mom is really good at prying information out of people.
Annesi insanlardan bilgi **koparmakta** gerçekten çok iyi.
Sorry for prying—I just care about you.
**Merak ettiğim** için üzgünüm—sadece seninle ilgileniyorum.