“provision” in Turkish
Definition
Gerekli bir şeyi sağlamak veya hazırlamak ya da bir sözleşme veya belgede yer alan özel bir madde ya da şart.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, iş ve hukuk anlatımında sık kullanılır. Çoğul hali ‘provisions’ çoğunlukla yiyecekleri veya ihtiyaç maddelerini ifade eder. Sözleşmede ‘provision’ tek bir kural anlamı taşır. ‘Provide’ (fiil) ile karıştırmayın.
Examples
We made provision for extra food in case of more guests.
Daha fazla misafir gelirse diye ekstra yemek için **tedarik** yaptık.
There's a provision in the lease that allows pets, but only with permission.
Kira sözleşmesinde evcil hayvanlara izin veren bir **hüküm** var fakat sadece izinle.
Each contract must have a provision about payment terms.
Her sözleşmede ödeme şartlarıyla ilgili bir **hüküm** bulunmalıdır.
The law includes a provision for people with disabilities.
Yasada engelliler için bir **hüküm** yer alıyor.
We packed enough provisions for the whole week of camping.
Kampın tamamı için bir haftalık yeterince **erzak** aldık.
You should check every provision in that agreement before you sign.
İmzalamadan önce o anlaşmadaki her bir **hüküm**ü kontrol etmelisin.