“premonition” in Turkish
Definition
Kötü ya da önemli bir olayın meydana geleceğine dair yoğun ve genellikle açıklanamayan bir his.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'kötü önsezi' olarak tehlike, korku gibi durumlarda kullanılır. Sıradan tahminler için kullanılmaz; 'önsezi hissetmek' şeklinde geçer.
Examples
She had a premonition that something bad would happen.
Bir **önsezisi** vardı ki kötü bir şey olacak.
Just before the storm, I felt a strange premonition.
Fırtınadan hemen önce garip bir **önsezi** hissettim.
Tom ignored his premonition and continued driving.
Tom, **önsezisini** görmezden geldi ve sürmeye devam etti.
I can't shake this weird premonition that we'll get bad news.
Kötü haber alacağımıza dair bu garip **önseziyi** üzerimden atamıyorum.
He had a sudden premonition and called to check on his friend.
Birden **önsezi** geldi ve arkadaşını arayıp sordu.
Some people say a premonition can really save you from danger.
Bazı insanlar, bir **önsezinin** gerçekten tehlikeden koruyabileceğini söyler.