premeditated” in Turkish

tasarlanmışönceden planlanmış

Definition

Bir şey tasarlanmış ise, önceden planlanmış ya da düşünülmüş demektir; ani ya da kendiliğinden değildir. Özellikle suç veya kötü amaçlı eylemler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Premeditated' terimi özellikle hukuki ya da haber metinlerinde ('premeditated murder'–tasarlanmış cinayet gibi) ve olumsuz davranışlar için kullanılır, olumlu eylemler için kullanılmaz.

Examples

It was a premeditated attack.

Bu, **tasarlanmış** bir saldırıydı.

The judge said the actions were premeditated.

Yargıç, eylemlerin **tasarlanmış** olduğunu söyledi.

He was found guilty of premeditated murder, not just a crime of passion.

O, sadece bir öfke suçu değil, **tasarlanmış** cinayetten suçlu bulundu.

Nothing about their plan was accidental; it was all premeditated.

Planlarının hiçbir şeyi tesadüf değildi; her şey **tasarlanmış**tı.

The crime was premeditated by the suspect.

Suç, şüpheli tarafından **tasarlanmış**tı.

She insisted the incident wasn’t premeditated, but the evidence showed careful planning.

O, olayın **tasarlanmış** olmadığında ısrar etti fakat kanıtlar dikkatli bir planı gösterdi.