pool” in Turkish

havuzsu birikintisiortak fon

Definition

Havuz genellikle yüzmek için yapılan su dolu bir yapıdır. Ayrıca yerde biriken az miktardaki suya veya ortak kullanılan para, insan/iş gücü grubuna da 'pool' denir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'yüzme havuzu' olarak karşılanır. 'a pool of water' yerde birikmiş su anlamında kullanılır. İş veya ortaklıkta 'a pool of candidates', 'car pool', 'pool money' ortak kullanım veya fon anlamına gelir. Fiil olarak, birleştirmek/paylaşmak demektir: 'Let's pool our ideas.'

Examples

The hotel has a big pool.

Otelde büyük bir **havuz** var.

We put our money in a pool for the class gift.

Sınıf hediyesi için paramızı bir **ortak fonda** topladık.

There was a pool of water on the kitchen floor.

Mutfak zemininde bir **su birikintisi** vardı.

If the weather stays like this, we should definitely use the pool this afternoon.

Hava böyle devam ederse, bu öğleden sonra kesinlikle **havuzu** kullanmalıyız.

After the pipe burst, a pool of dirty water spread across the basement.

Boru patladıktan sonra bodrumda kirli bir **su birikintisi** yayıldı.

Let's pool our contacts and see if anyone knows a good lawyer.

Haydi iletişimlerimizi **birleştirip** iyi bir avukat tanıyan var mı bakalım.