“pompous” in Turkish
Definition
Kendini olduğundan daha önemli veya etkileyici göstermeye çalışmak ya da aşırı özgüvenli davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ve gayriresmi; birinin abartılı veya kibirli hareketlerini eleştirirken kullanılır. Sıklıkla 'attitude', 'speech', 'behavior' ile görülür. 'Proud' (nötr/olumlu) ve 'arrogant' (daha doğrudan) ile karıştırmayın.
Examples
He sounded very pompous during the meeting.
Toplantıda çok **gösterişli** konuşuyordu.
People said his speech was too pompous and showy.
İnsanlar, konuşmasının çok fazla **gösterişli** ve abartılı olduğunu söyledi.
Don’t act so pompous around your friends.
Arkadaşlarının yanında bu kadar **kendini beğenmiş** davranma.
He walked in with this pompous air, like he owned the whole place.
Odaya girdiğinde öyle bir **gösterişli** havası vardı ki, sanki her şeyin sahibiymiş gibi.
She can be a bit pompous when talking about her job, but she means well.
İşinden bahsederken biraz **kendini beğenmiş** olabilir ama iyi niyetli biridir.
Everyone rolled their eyes at his pompous behavior at the ceremony.
Törende onun bu kadar **gösterişli** davranmasına herkes göz devirdi.