“playmate” in Turkish
Definition
Oyun arkadaşı, özellikle çocukken birlikte oyun oynadığınız arkadaş ya da çocuktur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çocuklar için kullanılır; 'childhood playmate' ifadesi, çocukluk arkadaşı anlamına gelir. Resmî arkadaş veya takım arkadaşı için kullanılmaz.
Examples
She found a new playmate at school.
Okulda yeni bir **oyun arkadaşı** buldu.
Tom is my best playmate.
Tom benim en iyi **oyun arkadaşım**.
The children laughed with their playmate in the park.
Çocuklar parkta **oyun arkadaşları** ile güldüler.
Growing up, Lily and her neighbor were inseparable playmates.
Büyürken Lily ve komşusu ayrılmaz **oyun arkadaşları**ydı.
It’s always easier to make friends when you have a playmate nearby.
Yakında bir **oyun arkadaşı** olduğunda arkadaş edinmek her zaman daha kolaydır.
After moving away, he missed his old playmates the most.
Taşındıktan sonra en çok eski **oyun arkadaşlarını** özledi.