“played” in Turkish
Definition
‘Play’ fiilinin geçmiş zaman hali. Oyun oynamak, müzik çalmak ya da bir karakteri canlandırmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kullanımı nesneye göre değişir: 'played soccer' sporda yer almak demek, 'played the piano' enstrüman çalmak, 'played Hamlet' rol almak demektir. 'Played with' ise biriyle ya da bir şeyle oyun oynamak anlamında.
Examples
The kids played in the park after school.
Çocuklar okuldan sonra parkta **oynadı**.
She played the guitar at the party.
O, partide gitar **çaldı**.
He played a doctor in the movie.
Filmde bir doktoru **oynadı**.
We played cards all night and completely lost track of time.
Tüm gece **kart oynadık** ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.
The band played my favorite song, so everyone started singing along.
Grup benim en sevdiğim şarkıyı **çaldı**, herkes birlikte söylemeye başladı.
She played it cool, but I could tell she was nervous.
O, **soğukkanlı davrandı**, ama aslında gergin olduğunu anladım.