“pierce” in Turkish
Definition
Keskin bir şeyle bir şeyi delmek ya da içinden geçmek anlamına gelir. Ayrıca acı, ses ya da bakış gibi şeylerin yoğun bir şekilde etkilemesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'pierce the skin', 'pierce your ears', 'pierce through the darkness' gibi ifadelerde sık kullanılır. 'cut' veya 'poke'dan daha güçlü ve kesindir. Mecazda ise 'pain', 'cry', 'gaze', 'silence' ile birlikte görülebilir.
Examples
Her voice pierced the silence in the room.
Onun sesi odadaki sessizliği **delip geçti**.
Be careful not to pierce the bag with the knife.
Bıçağı çantaya **saplamamaya** dikkat et.
The needle can pierce the skin easily.
İğne cildi kolayca **dele**bilir.
She wants to pierce her ears.
Kulaklarını **delmek** istiyor.
His eyes seemed to pierce right through me.
Gözleri sanki içimden **delip geçiyordu**.
A sharp pain pierced my chest for a second.
Bir an için keskin bir ağrı göğsümü **delip geçti**.