“pier” in Turkish
Definition
Denizin, gölün veya nehrin kenarından suya doğru uzanan yürüyüş alanı veya iskele, insanlar yürüyebilir, balık tutabilir veya tekneler yanaşabilir.
Usage Notes (Turkish)
'İskele', sahil yanında yürüyüş veya balıkçılık için kullanılır; 'rıhtım' ve 'liman' ise daha çok ticari maksatlıdır. 'Balıkçı iskelesi', 'gezinti iskelesi' örnektir.
Examples
The boat is waiting by the pier.
Tekne **iskele**de bekliyor.
They are fishing from the pier.
Onlar **iskele**den balık tutuyorlar.
Let's meet by the pier before sunset.
Gün batmadan önce **iskele**de buluşalım.
We walked to the end of the pier.
**İskele**nin sonuna kadar yürüdük.
We grabbed ice cream and sat on the pier for an hour.
Dondurma alıp bir saat boyunca **iskele**de oturduk.
The old pier looks beautiful at night with all the lights on.
Tüm ışıklar yanınca eski **iskele** gece çok güzel görünüyor.