“persistent” in Turkish
Definition
Kolayca pes etmeyen ya da zorluğa rağmen uzun süre devam eden kişi veya olaylar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu (kararlı ve bırakmayan) anlamdadır fakat istenmeyen isteklerde veya sorunlarda olumsuz olabilir. 'Persistent effort' ve 'persistent problem' gibi sık kullanılır. 'Consistent' ile karıştırmayın; bu düzenlilik yerine ısrara vurgu yapar.
Examples
Being persistent pays off when you're learning a new language.
Yeni bir dil öğrenirken **ısrarcı olmak** işe yarar.
Sometimes, a persistent mistake is just a bad habit you haven't noticed yet.
Bazen **kalıcı** bir hata, sadece farkında olmadığın kötü bir alışkanlıktır.
She is very persistent and never gives up on her goals.
O çok **inatçı** ve hedeflerinden asla vazgeçmez.
The persistent rain lasted all night.
**Israrcı** yağmur bütün gece sürdü.
A persistent cough can be a sign of illness.
**Kalıcı** öksürük bir hastalığın işareti olabilir.
He was so persistent that they finally let him join the team.
O kadar **ısrarcıydı** ki sonunda onu takıma aldılar.