perceive” in Turkish

algılamaksezmek

Definition

Bir şeyi duyular yoluyla fark etmek ya da belirli bir şekilde anlamak, yorumlamak.

Usage Notes (Turkish)

'Perceive' daha çok resmi, akademik ya da analizle ilgili bağlamlarda kullanılır. Hem fiziksel algıyı hem de bir görüş oluşturmayı kapsar ('perceived as rude' gibi). 'Receive' ile karıştırmayın.

Examples

I perceive a strange smell in the room.

Odada garip bir kokuyu **algılıyorum**.

Children perceive sounds better than adults.

Çocuklar sesleri yetişkinlerden daha iyi **algılar**.

She did not perceive the danger until it was too late.

O tehlikeyi çok geç olana kadar **algılamadı**.

People often perceive silence as awkward in conversations.

İnsanlar konuşmada sessizliği genellikle garip olarak **algılar**.

How do you perceive yourself in five years?

Beş yıl sonra kendinizi nasıl **algılıyorsunuz**?

He didn't perceive her joke as offensive, just funny.

Onun şakasını kırıcı olarak **algılamadı**, sadece komik buldu.