“penetrating” in Turkish
Definition
Bir şeyin içine işleyen ya da çok güçlü, keskin veya derin olan ses, bakış ya da fikirleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'delici bakış', 'keskin ses', 'delici soğuk', 'keskin analiz' gibi kalıplarla kullanılır. Fiziksel cisimler için nadiren kullanılır.
Examples
Her penetrating questions really made us think hard.
Onun **keskin** soruları bizi ciddi şekilde düşündürdü.
A penetrating noise woke me up last night.
Dün gece **delici** bir ses beni uyandırdı.
The owl gave me a penetrating stare.
Baykuş bana **delici** bir bakış attı.
She made a penetrating comment about the problem.
Sorun hakkında **keskin** bir yorum yaptı.
He has such penetrating eyes—it feels like he can read your mind.
Onun **delici** gözleri var—sanki aklını okuyormuş gibi hissediyorsun.
The wind was so penetrating I had to wear two coats.
Rüzgar o kadar **deliciydi** ki iki ceket giymek zorunda kaldım.