“particular” in Turkish
Definition
Diğerlerinden farklı, belirgin bir kişi, şey veya detayı anlatırken; ayrıca çok titiz ya da seçici biri için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla isimlerden önce gelir: 'a particular reason', 'this particular book'. 'be particular about...' yapısı titizliği gösterir: 'He's particular about food.' Her zaman 'special' gibi düşünmeyin; genellikle 'belirli' demektir.
Examples
I need this particular book for class.
Bu derste bu **belirli** kitaba ihtiyacım var.
Is there any particular reason you're late?
Gecikmen için herhangi bir **özel** sebep var mı?
She is very particular about her clothes.
Kıyafetleri konusunda çok **titiz**dir.
He's particular about how his coffee is made.
Kahvesinin nasıl yapıldığı konusunda çok **titiz**.
Nothing particular happened—we just stayed home and relaxed.
**Özel** bir şey olmadı—sadece evde oturup dinlendik.
I'm not looking for anything fancy—just this particular model.
Şatafata gerek yok—sadece bu **belirli** modeli istiyorum.