“outer” in Turkish
Definition
Bir şeyin merkezi veya iç kısmı yerine dışına ya da kenarına yakın olan kısmı ifade eder. Genellikle katmanlar, kenarlar veya merkeze uzak bölümler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'outer wall', 'outer layer', 'outer space' gibi isimlerin önünde kullanılır. Teknik veya betimleyici bağlamlarda yaygındır; günlük konuşmada genellikle 'outside' denir. 'Outdoor' ile karıştırmayın.
Examples
The outer door is painted red.
**Dış** kapı kırmızıya boyanmış.
The earth has a hard outer layer.
Dünyanın sert bir **dış** tabakası vardır.
From the outer office, I could hear them laughing in the meeting room.
**Dış** ofisten, toplantı odasında gülmelerini duydum.
The jacket looks fine, but the outer material feels cheap.
Ceket iyi görünüyor ama **dış** malzemesi ucuz hissettiriyor.
He sat on the outer edge of the bench.
Oturakta **dış** kenara oturdu.
We need to repair the outer wall before the rainy season starts.
Yağmur mevsimi başlamadan önce **dış** duvarı onarmalıyız.